Turkish Sleep Medicine Society
Beynin bir işlevi olan uyku, beynin gelişimi, olgunlaşmaya (maturasyon) ve yaşlanmaya (dejenerasyonuna) paralel olarak, yeni doğan, çocukluk, ergenlik, erişkinlik ve yaşlılık döneminde değişir.

Anne karnında bebeklerde (Fetus) uyku:
Anne karnında bebeğin (fetüs) gelişiminin ikinci üç ayının sonuna doğru NREM ve REM uykusunu üreten sinir hücre yapılanmalarının çoğu tamamlanmış olur ve uyku kaydedilir hale gelir.
Gelişimin bu döneminde fetüs zamanın çoğunu uykuda geçirir.
NREM, REM ve uyanıklığı ve diğer uyku dönemlerine benzemeyen ara uyku evresinde geçirir. Bu dönemde REM uykusunda ortaya çıkan motor komutları kontrol eden felç hali oluşturan sistem gelişmediğinden, anne REM’de oluşan yumruk, tekme gibi hareketleri hisseder.
Gerçek uyanıklığın belirtileri son üç ayda başlar. Ancak 2 ya da 3 saat gibi kısa sürelidir.
Gelişimin son üç ayında belirgin değişim REM uykusunda gözlenir. REM uyku süresi artar, özellikle doğumdan önceki son hafta 12 saate çıkar. İnsan yaşamının hiçbir döneminde bu düzeye bir daha ulaşmayacaktır. REM uykusunun zirve yaptığı bu dönem, sinir sisteminde bağlantıların, yolakların oluşumunun, yani sinir sistemi mimarisinin (nörogenez) en hızlı oluştuğu döneme denk gelir.
REM uykusundaki elektriksel faaliyetler sinir sistemindeki bu faaliyeti hızlandırır. Beynin olgunlaşmasında hayati bir rol oynar. Yenidoğan farelerde yapılan çalışmalarda, farelerin REM uykusundan mahrum bırakıldıklarında beyin korteksi ve genel gelişimlerinin geride kaldığı gözlenmiştir. Farelerin tekrar normal uyumalarına izin verildiğinde, gelişimin bu dönemindeki açığı sonradan kapatamadıkları görülmüştür. REM yoksunluğuna maruz bırakılan farelerde, nörogenezin aksaması sonucu diğer farelere göre sosyal gerilik gelişmiştir. Otizm bozuklukları olan çocuklarında benzer şekilde REM uykularının yetersizliği, otizmin gelişiminde, gelişimin erken dönemlerindeki REM uyku yetersizliğinin rolü olabileceğini göstermektedir.
Yenidoğan bebeklerde uyku:
Yenidoğan bebekler ilk ay günün yaklaşık 16 saatini uykuda geçirirler ve NREM – REM uyku oranları yarı yarıyadır. Bu dönemde uyku günün içine dağıtılmış şekilde gelişigüzel, polifaziktir. Bu uyku uyanıklık ritmi, biyolojik saati düzenleyen suprakiazmatik çekirdeğin maturasyonunun gecikmesinden kaynaklanır.
Yenidoğan döneminden sonraki ilerleyen ay ve yıllar içinde maturasyon tamamlandıkça uyku giderek akşam saatlerine toplanmaya başlar okul öncesi dönemde tek seferlik öğle uykusu ile uzun bir gece uykusu hali ile bifazik uykuya döner. Geç çocukluk, ergenlik öncesi erişkinlerde olduğu gibi tamamen geceye toplanır ve monofazik uyku görülür.
3 ila 5 yaş arasında ortalama uyku süresi 11 saate, 9 ila 10 yaş civarı 10 saate düşer.
Toplam uyku süresindeki azalmanın yanı sıra REM uyku oranı azalırken NREM uyku miktarı göreceli artar. Onlu yaşlarda NREM/REM oranı (80/20) ile erişkin oranlara ulaşır.
Doğumda önce ve doğumdan hemen sonraki dönemlerde REM uyku hâkimiyeti belirginken, çocukluğun özellikle sonu ve ergenliğin başında derin NREM (delta veya yavaş dalga) uyku hâkimiyetine girilir. Derin uyku, ergenlik dönemi öncesi zirve yapar, sonra ilerleyen yaşla giderek azalır. Artık REM uykusu ile nörogenez tamamlanmış olup, daha fazla yolakla büyümek yerine, artık küçülmeye başlar. Amaç beynin daha verimli ve etkin işlevselliğidir. Derin NREM uykusu ile gereksiz yolaklar budanır. Derin NREM uykusu şekillendirici bireysel ince ayarları gerçekleştirir. Böylece çocukluk ve ergenlik öncesi deli dolu bir zihinsel işlevden erişkinliğin rasyonel işlevselliğine geçiş sağlanır.
Erişkinlik ve yaşlanma ile uyku:
Erişkinlik, orta yaş ve yaşlılıkla beraber toplam uyku süresi azalır. REM uykusunda çok az bir azalmaya rağmen, esas azalma NREM, özellikle derin uykuda gerçekleşir. Yaşlanmayla beraber sirkadiyen sistemin gücünün azalması, melatonin salınımındaki zayıflama uykunun erken saatlere kayması ve uykuda sık bölünmelere neden olur.
Yaşlanma ilerledikçe çocuklardaki gibi öğle saatlerinde uyuma (bifazik uyku) ve daha da ileride bebeklerde görülen polifazik uykunun gerçekleştiği görülür. Gözlenen uykunun nitelik ve niceliğinde, verimliğinde azalma, zamanlamasında değişiklikler beynin yaşlanmasının bir sonucudur.
| Çeşitli yaş gruplarına göre uyku süreleri | |
|---|---|
| Yeni doğanlar (0-3 ay) | 14-17 saat |
| Bebekler (4-11 ay) | 12-15 saat |
| Çocuklar (1-2 yaş) | 11-14 saat |
| Çocuklar (3-5 yaş) | 10-13 saat |
| Çocuklar (6-13 yaş) | 9-11 saat |
| Ergenler (14-17 yaş) | 8-10 saat |
| Yetişkinler (18-64 yaş) | 7-9 saat |
| Yaşlılar (65+ yaş) | 7-8 saat |
Bu süreler, genel ortalamalardır ve her bireyin uyku ihtiyacı farklı olabilir. Bazı insanlar daha az uyuyarak da iyi hissedebilirken, bazıları daha fazla uyumayı tercih edebilir. Önemli olan, uyandıktan sonra dinlenmiş ve zinde hissetmek, gün boyunca enerjik olmak ve zihinsel, duygusal sağlık açısından iyi bir dengeyi sürdürebilmektir.
Yetersiz uyku, dikkat eksikliği, hafıza problemleri, bağışıklık sistemi zayıflığı, stres ve depresyon gibi çeşitli olumsuz etkiler yaratabilir. Yeterli uyku almak, genel sağlık ve yaşam kalitesi için kritik öneme sahiptir.