Turkish Sleep Medicine Society
34 yaşında kadın hasta, son 6 aydır haftada 3–4 kez sabah uyandığında mutfağın dağınık olduğunu, buzdolabının kapağının açık kaldığını ve tezgâhta çiğ sosis, donmuş sebze ve kedi maması gibi olağandışı yiyecek veya maddelerin ambalajlarını bulduğunu belirtmektedir. Hasta gece yataktan kalktığını ve bu gıdaları tükettiğini hatırlamamaktadır. Eşi, hastanın gece yarısı gözleri açık ancak bakışları donuk bir şekilde mutfakta yemek yediğini, kendisini uyarmaya veya durdurmaya çalıştığında zaman zaman agresifleştiğini ve iletişim kurmanın güç olduğunu ifade etmektedir.
Uluslararası tanı sınıflandırmaları ve güncel literatür dikkate alındığında, bu hastanın klinik tablosu ve ayırıcı tanısı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Toplam 36 kişi yanıtladı.
Doğru cevap: B
Açıklama
Uykuyla İlişkili Yeme Bozukluğu (Sleep-Related Eating Disorder, SRED) ve Gece Yeme Sendromu (Night Eating Syndrome, NES), gece yeme davranışı ile ilişkili olmakla birlikte, farkındalık, hatırlama, yeme davranışının istemli/istemsiz oluşu ve uyku ile ilişkisi açısından birbirinden ayrılan iki klinik tablodur.
Bu olguda gece yeme epizodlarının hasta tarafından hatırlanmaması, olay sırasında farkındalığın azalması ve özellikle kedi maması gibi yenmesi uygun olmayan maddelerin tüketilmesi, SRED lehine güçlü bulgulardır. ICSD-3-TR'ye göre SRED, NREM parasomnileri içinde yer alır ve uykunun ana döneminde bir uyanma/arousal sonrasında ortaya çıkan tekrarlayıcı, istem dışı yeme epizodları ile karakterizedir. Epizod sırasında bilinçli farkındalık kısmen veya tamamen azalabilir ve sonrasında olayın hatırlanması bozulabilir. Ayrıca olağandışı veya yenmeyen maddelerin tüketilmesi, yemek hazırlarken yaralanmaya yol açabilecek davranışlar veya gece yemenin sağlık açısından olumsuz sonuçları tanıyı destekleyen özelliklerdir.
Bununla birlikte, SRED hastalarının her zaman tamamen bilinçsiz veya tamamen amnestik olması gerekmez. Bazı hastalarda epizod sırasında belirli düzeyde farkındalık ve ertesi sabah kısmi hatırlama bulunabilir. Bu nedenle klinik değerlendirmede “tam bilinç kaybı” yerine azalmış farkındalık ve bozulmuş hatırlama kavramları daha uygundur.
NES ise DSM-5/DSM-5-TR çerçevesinde Diğer Belirtilmiş Beslenme veya Yeme Bozukluğu (Other Specified Feeding or Eating Disorder, OSFED) kapsamında değerlendirilir. NES'te kişi gece yeme davranışının farkındadır ve bunu ertesi gün hatırlar. Gece uyanarak yemek yeme veya akşam yemeğinden sonra belirgin artmış besin tüketimi temel özellikler arasındadır; ayrıca sabah iştahsızlığı, gece yeme isteği, uykusuzluk, yemek yiyerek uykuya dönme gereksinimi ve akşam/gece kötüleşen depresif duygu durum gibi özellikler eşlik edebilir.
NES için literatürde yaygın olarak kullanılan %25 ölçütü, akşam yemeğinden sonra günlük enerji alımının en az %25'inin tüketilmesini ifade eden araştırma/uzlaşı ölçütlerinden biridir. Ancak bu oran SRED için bir tanı kriteri değildir ve DSM-5'in NES tanımında zorunlu bir sayısal eşik olarak değerlendirilmemelidir.
SRED değerlendirmesinde ayrıca ilaç ve madde öyküsü mutlaka sorgulanmalıdır. Özellikle zolpidem ile ilişkili amnestik gece yeme davranışları iyi tanımlanmıştır. Zolpidem dışında başka psikoaktif ilaçlar da SRED'i tetikleyebilir veya kötüleştirebilir. Bu nedenle hastanın kullandığı hipnotikler ve diğer psikoaktif ilaçların yanı sıra eşlik eden uyku bozuklukları da değerlendirilmelidir.
Sonuç olarak, bu vakada azalmış farkındalık, belirgin hatırlama bozukluğu ve olağandışı/yenmesi uygun olmayan maddelerin tüketilmesi SRED tanısını güçlü biçimde desteklemektedir. Bu nedenle doğru cevap B'dir.
Kaynaklar: